CHATKENT PLATFORM

ChaTKenT Dostluk ve Paylaşım Platformu'na Hoşgeldiniz!
ChaTKenT'e Hoşgeldin,Ziyaretçi! Kullanıcı Adı:
1 Dakikanı Ayırarak Forumumuza Kayıt Olabilirsin! Şifre :
CHATKENT PLATFORM


ChaTKenT Forum'a Hoşgeldiniz... Giriş Yapmadınız Ya Da ChaTKenT Ailesinin Üyesi Değilsiniz...
Aramıza Katılmak için Lütfen BURAYA Tıklayarak Ücretsiz Üye Olunuz.


ChaTKenT Dostluk ve Paylaşım Platformu'na Hoşgeldiniz!



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
hadisler
Konudaki Cevap Sayısı
0
Konuyu Başlatan Üye
LoNqInG
Görüntülenme Sayısı
30


Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
Normal Mod | Çizgisel Mod
hadisler
LoNqInG
ChaTKenT Upload Team
Super Moderators
*****




TAKIMI
Besiktas
Bilgiler
Uye No: 88
Katılım: Feb 2008
Grup: Super Moderators
Mesajlar: 3,302
Statü: Çevrimdışı
Karizma Bilgileri
Rep Ver :
Rep Puani : 51
Ruh Halim :Asik
Açtigi Toplam Konu: 2532
Mesaj: #1
hadisler

Hadis-i şerifte: "Kim ümmetime dini işlerine dair kırk hadishıfzediverirse, Allah Teâlâ onu alimler zümresinde haşreder.... Ben dekıyamet gününde ona şahid ve şefaatçi olurum" buyurulmuştur.

İslâm âlimleri bu müjdeye erebilmek için eşitli konularda Kırk Hadisler derlemişler.

Tarihte ilkönce kırk hadis derleyenin Kûfe'de oturan Merv'li Bilgin Abdullah İbn-i Mübarek olduğu bilinmektedir.

İmâm Nevevi'nin bu geleneği devam ettiren elinizdeki eseri, en fazlayayınlanan ve üzerine şerhler yapılan bir eserdir. Ayrıca, merhum AhmedNaîm'in tercüme ve üslûbuyla sunduğumuz bu eser, tercüme edildiğidevrin dilini de vermesi bakımından bir önem arzetmektedir

1. Emirü'l-Mü'minin Ebû Hafs Ömer b. El-Hattâb (ra)'den:

Demiştir ki, kendim işittim, Resûlullâh (sav) şöyle buyuruyordu:

Ameller (in kıymeti) niyetlere bağlıdır. Herkesin niyet ettiği ne iseeline geçecek olan odur. Hicreti Allah'a ve Resülü'ne müteveccih olanınhicreti Allah'a ve Resûlullah'adır. Hicreti, eline geçireceği birdünyaya veya nikah edeceği bir kadına müteveccih ise hicreti de gaye-ihicreti ne ise (dünya veya kadın) ona müntehidir.

(Bu hadis-i şerifi, her biri İmâmü'l-muhaddisin olan Ebû AbdillâhMuhammed b. İsmâil b. İbrahim b. el-Mugire b. Berdizbe el-Buhariel-Cu'fi ile Ebü'l-hüseyn Müslim b. el-Haccac el-Kuşeyri En-Nisabirikütüb-i musannifenin esahhı olup sahihayı denilen kibatlarında rivâyetemişlerdir.)

2. Yine Ömer b. El-Hattâb (ra)'den:

Demiştir ki, günün birinde Resûlullah (sav) Efendimiz'in huzûrundabulunduğumuz sırada bir de baktık ki elbisesi bembeyaz, saçlarısimsiyah, üzerinde yolculuğa delalet eder hiç bir alâmet olmayan veböyle iken yine hiç birimizce tanınmayan bir kimse karşımıza çıkageldi. (sokula sokula) nihâyet Nebiyy-i Ekrem (sav) Hazretleri'ninyanına (varıp) oturdu. Ve dizlerini dizlerine dayayıp ve her ikiavucunu iki uyluğu üzerine koyup: "Ya Muhammed, İslam nedir? Banasöyle" dedi. Resûlullah (sav): "İslâm Allah'dan başka hiç bir ilâh veMa'bûd-ı bi'l-hak olmadığına ve Muhammed'in Resûlullah olduğuna şehâdetetmen, namazı ikâme etmen, zekâtı vermen, Ramazan'da oruç tutman veyoluna gücün yeterse Beytu'llâh'a hac etmendir." buyurdu. O (yabancıkimse): "Doğru söylüyorsun." dedi. Biz onun hâline hem Cenâb-ı Resûl'esoruyor, hem de onu tasdik ediyor diye teaccüb ettik. Ondan sonra: "Birde imân nedir?" söyle." diye sordu. Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz:"İmân Allah'a, meleklerine, kitablarına, peygamberlerine, âhiret gününeimân etmendir. Bir de hayır ve şer (tatlı, acı hangi türlüsü olursaolsun) kadere imân etmendir." buyurunca yine: "Doğru söylüyorsun."dedi. Ve: "ihsan nedir? söyle" diye bir daha sordu. Cenâb-ıRisâlet-meâb Efendimiz de: "İhsan, Allah'a sanki görüyormuş gibi ibâdetetmendir. Zirâ sen O'nu görmüyorsan, O seni görüyor." buyurdu. O, yine:"Doğru söylüyorsun." dedikten sonra: "Kıyâmet (in ne zaman kopacağın)ıbana haber ver." dedi. Cevâben: "Bunda sorulanın ilmi sorandan ziyâdedeğildir." buyurdu. "Öyle ise emârelerin (yani daha evvelkialâmetlerini) bildir" dedi. Cevâbında: "Câriye-i memlûkenin kendisâhibini doğurması ve yalın ayak, sırtı çıplak, fakir davarçobanlarının hangimizin kurduğu binâ daha yüksektir diye (servet vesâmânca) yarışa çıktıklarını görmendir." buyurdu. Bundan sonra o(yabancı) kimse gitti. Nebiyy-i Ekrem (sav) Hazretleri de durdu durduda neden sonra: "Yâ Ömer, bilir misin o soran kim idi?" diye sualbuyurdu. "Allah ve Resûlü a'lemdir". dedim. Buyurdular ki: "O, Cibrilidi. Size dininizi öğretmek için geldi."

(Bu hadis-i şerifi, Müslim rivayet etmiştir.)

3. Ebû-Abdü'r-Rahmân Abdullah b. Ömer b. El-Hattâb (ra)'dan:

Demiştir ki, kendim işittim, Resûlullâh (sav) şöyle buyurdu: (Binâ-yı)İslâm beş şey üzerine kurulmuştur: Allah'dan başka hiç bir ilâh veMa'bûd-ı bi'l-hak olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve Resûlüolduğuna şehâdet, namazğ ikâme, zekâtı vermek, hacc-ı Beytu'llâh,savm-ı Ramazan.

(Bu hadis-i Şerifi, Buhâri ile Müslim tahric etmişlerdir.)

4. Ebû-Abdi'r-Rahman Abdullah b. Mes'ud (ra)'den:

Demiştir ki; Resûlullâh (sav) "ki sadık ve masdûk O'dur" bize şöylebuyurdu: "Her birinizin (mâye-i) hilkati ana rahminde nutfe olarak kırkgün derlenir toplanır. Sonra tıpkı öyle alâka (kan pıhtısı) olur. Sonrayine tıpkı öyle mudğa (et parçası) olur. Ondan sonra da melekgönderilir, ona nefh-ı rûh eder. Ve dört kelimeyi yani rızkını,ecelini, amelini ve şâki mi yoksa saîd mi olacağını (hükm-i kazâ vekader olarak) yazması (o meleğe) emrolunur. Kendisinden başka hak ilâholmayan Allah'a kasem ederim ki, içinizde öyle adam bulunur ki, ehl-iCennet amelleriyle âmil ola ola kendisi ile Cennet arasında birarşından ziyâde mesâfe kalmaz. Derken (hükm-i) kitab (yâni o yazınınhükmü) ona galebe eder, ehl-i nâr ameli ile âmil olur da Cehennem'egirer. Kezâlik içinizde öyle adam bulunur ki, ehl-i nâr ameli ile amilola ola kendisi ile Cehennem arasında bir arşından ziyâde mesâfekalmaz. Derken (hükmü-i kitab ona galebe eder, ehl-i Cennet ameli ileâmil olur da Cennet'e girer.

(Bu hadis-i şerifi, Bihari ile Müslim rivâyet etmişlerdir.)

5. Ümmü'l-Mü'minin Ümm-i Abdu'llah Aişe-i Sıddika (ra)'dan:

Demiştir ki, Resûlullâh (sav) Efendimiz Hazretleri şöyle buyurdu: "Herkim bizim bu işimizin (yâni dinimizin) içine ondan olmayan bir şeyiyeniden sokarsa (o yaptığı iş) merdûddur, başına çalınır."

(Bu hadis-i şerifi, Buhari ve Müslim rivâyet etmişlerdir.)

Müslim'den gelen diğer bir rivyaette de şöyle denilmiştir.

Her kim emrimize (ahkâm-ı dinimize) uygun olmayan bir amel işlerse o ameli merdûddur, başına çalınır.

6. Ebu Abdi'llâh Nu'mân b. Beşir (ra)'dan:

Demiştir ki, Resûlullâh (sav) Hazretlerinden kendim işittim; şöylebuyuruyordu: Halâl belli, haram da bellidir. İkisi arasında da (halâlmi, haram mı belli olmayan birtakım) şüpheli şeyler vardır ki, çokkimseler onları bilmezler. Şüpheli şeylerden her kim sakınırsa, dininive ırzını kurtarmış olur. Her kim şüpheli şeylerin içine dalarsaharâmın da içine dalmış olur. (böylesi) tıpkı (içine girmek yasakedilen) koru etrâfında davar otlatan çoban gibidir ki, sürüsünü okoruya (düşünüp) otlatmak tehlikesi karşısında bulunur. Haberinizolsun, her padişahın bir korusu olur. Biliniz ki, Allah'ın korusu daharâm ettiği şeylerdir. Ağah olunuz, cesedin içinde bir et parçasıvardır ki, iyi olur olursa bütün cesed iyi olur. Bozuk olursa bütüncesed bozuk olur. İşte o (et parçası) kalbdir.

(Bu hadis-i şerifi, Buhâri ile Müslim rivâyet etmişlerdir.)

7. Ebu Rukayye Temin b. Evs ed-Dâri (ra)'den:

Demiştir ki, Nebiyy-i Ekrem (sav) Efendimiz şöyle buyurdu: "Din hemennasihattır. Din hemen nasihattir. Din hemen nasihattir." "YâResûla'llâh, kimin için nasihat?" diye sorduk. "Allah için, kitâbıiçin, Resûlü için, Eimme-i müslimin ve âmme-i müslimin için."buyurdular.

(Bu hadis-i şerifi, Müslim rivâyet etmiştir.)

8. Abdullah b. Ömer (rha)'dan:

Demiştir ki, Resûlullâh (sav) Efendimiz Hazretleri şöyle buyurdu:"Allâh'tan başka Hak İlâh olmadığına ve Muhammed'in Resûlu'llâholduğuna (zahirde) şehadet, namazı ikâme, zekâtı edâ edinceye kadar nâsile muhârebe etmek bana emrolundu. Onlar bunları yapınca "Müslümanlıkhakkın muktezâsı (olan hudûd) müstesnâ olmak üzere" canların vemallarını benim elimden kurtarırlar. (Batınlarından dolayı olan)hesaplarına gelince, o (hesâbı görmek) Allâh'a kalmıştır."

(Bu hadis-i şerifi, Müslim rivâyet etmiştir.)

9. Ebû Hureyre Abdu'r-Rahmân b. Sahr-ı Devsi (ra)'den:

Demiştir ki, kendim işittim, Resûlullâh (sav) Efendimiz şöyle buyurdu:"Sizi her neden nehyedersem ondan ictinâb ediniz. Size her neyiemredersem kudretiniz yettiği kadar yapınız (da nasıl yapacağınızısormayınız.) Zirâ sizden evvelki (ümmet)leri helâk eden, ancak onlarınçok çok sormaları ve peygamberlerine muhâlefet etmeleri olmuştur.

(Bu hadis-i şerifi, Buhari ile Müslim rivâyet etmişlerdir.)

10. Ebû Hüreyre (ra)'den:

Demiştir ki, Resûlullâh (sav) şöyle buyurdu: "Allahû Teâla pâkdır. Pâkolandan başkasını kabûl etmez. Allahu Teâla mürsel olan Peygamberlerineneyi emrettiyse mü'minlere de onu emretmiştir. (Peygamberler): "Eypeygamberler, pâk ve halâl taâmlardan yiyiniz ve sâlih amel işleyiniz"(Mü'minlere de) "Ey iman edenler, rızk olarak size verdiğimiz pâk vehalâl şeylerden yiyiniz" buyurdu. Ondan sonra Resûl-i Ekrem (sav)Hazretleri (sözü döndüre dolaştıra) buyurdu ki, insan (Allah yolundauzun seferlere katlanır, saçları birbirine karışmış, yüzü gözü tozabulanmış, "Yâ Râb! Yâ Rab!" diyerek ellerini gök yüzüne açar. Halbuki,yediği haram, içdiği haram, giydiği haram. Haram ile beslenmiş.Böylesinin duâsı nereden müstecâb olacak?"

(Bu hadis-i şerifi, Müslim rivâyet etmiştir.

11. Resulullah (sav)'in torunu ve sevgili yavrusu Ebû Muhammed Hasan b. Ali b. Ebi Talîb (rha)'dan:

Demiştir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri'nin "(Hill ve hürmeti, fâideve zararı) seni şüpheye düşüren şey'i bırak da düşürmeyene bak."buyurduklarını kendilerinden işitip belledim.

(Bu hadis-i şerifi Ahmed b. Şuayb-ı Nesei ile Ebu İsâ muhammed b.İsâ-yı Tirmizi rivâyet etmişlerdir. Tirmizi: "Bu hadis hasen'dir,şahiddir." diyor.)

12. Ebû Hüreyre (ra)'den:

Demiştir ki, Resûlullâh (sav) Hazretleri: "Kişinin mâlâya'niyi terketmesi, iyi müslüman olduğu(nun alâmetleri)ndendir." buyurdu.

(Bu hadis-i şerif hasen olup onu Tirmizi gibi başkan da böylece (mevsülen) rivayet etmişlerdir.)

13. Resûlullâh (sav)'in hadimi Ebû Hamza Enes b. Malik (ra)'den:

Demiştir ki: Resûlullâh (sav) Efendimiz: "Her biriniz kendi nefsi içinneyi severse (yani arzu ederse Müslüman) kardeşi için de onu arzuetmedikçe mü'min olmuş olmaz." buyurdu.

(Bu hadis-i şerifi, Bûhari ile Müslim rivâyet etmişlerdir.)

14. İbn-i Mes'ud (rha)'den)

Demiştir ki: Resûlullâh (sav) şöyle buyurdu: (Şu) üç sebebden biriolmadıkça hiç bir Müslümanın kanı halâl olmaz: Biri, seyyib zâninin(yani başından nikâh geçmiş zaninin ki, recm olunur), diğeri kat-i nefsedenin (ki maktûle bedel kısas olunur), biri de dinin terk eden vecemâatten ayrılanın (ki, katl olunur).

(Bu hadis-i şerifi, Buhari ve Müslim rivâyet etmişlerdir.)

15. Ebu Hüreyre (rha)'den:

Demiştirki: Resûlullâh (sav) Hazretleri şöyle buyurdu: "Allah'a veâhiret gününe imânı olan, ya hayır söylesin, ya ağzını mühürlesin.Allah'a ve âhiret gününe imânı olan, komşusuna ikrâm etsin. Allah'a veâhiret gününe imânı olan, misafirine ikrâm etsin."

(Bu hadis-i şerifi, Buhâri ile Müslim rivayet etmişlerdir.)

16. Ebû Hüreyre (ra)'den:

Demiştir ki: biri Nebiyy-i Ekrem (sav) Hazretlerine "Yâ (Resûla'llah),bana vasiyyet yâni nasihat et" dedi. (Cevâben) gazab etme, buyurdu. Okimse talebini birkaç defa tekrâr etti. (Hepsinde) gazab etme cevâbınıverdi.

(Bu hadis-i şerifi, Buhari rivâyet etmiştir.)

17. Ebû Ya'lâ Şeddâd b. Evs (ra)den:

Demiştir ki, Resûl-i Ekrem (sav) efendimiz şöyle buyurdu: Allahû Teâla(cc) ve Tekaddes Hazretleri her şeye güzel muâmele edilmesini (iyilikledavranılmasını) emretmiştir. Öyle ise (canlı bir mahlûku haklı olarak)öldüreceğiniz vakitte (maktûlü ta'zîb etmiyecek) güzel bir sûret-ikatli ihtiyâr ediniz. Kezâlik bir hayvanı boğazladığınız vakitte(hayvana ezâ vermiyecek) güzel bir sûrette boğazlayınız. Her hanginizböyle bir işe girişecek olursa, bıçağını (iyice) bilesin ve zebîhasını(yâni keseceği hayvanı) rahatlandırsın.

(Bu hadîs şerîfi, Müslim rivâyet etmiştir.)

18. Ebû Zer Cündüb b. Cünâdete'l-Gıfârî ile Ebû Abdi'r-Rahmân Muâz b. Cebel (rha)dan:

Demişlerdir ki, Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz şöyle buyurdu: Her neredeolursan ol, Allah'tan ittikâ üzere bulun (yâni hakkını gözet vegözetmemekten sakın). Seyyienin ardınca hemen haseneyi yetiştir ki, oseyyieyi mahvedesin. Halka da güzel huy ile muâmele et.

(Bu hadîs-i Tirmizî rivâyet etmiş olup (Hadis-i Hasen) olduğunu datasrif eylemiştir. Bâzı nüshalara göre, (Hasen, Sahîh) diyekayıdlamıştır.

19. Ebu'l-Abbâs Abdullâh b. Abbâs (ra)'dan:

Demiştir ki, birgün Resûl-i Ekrem (sav)'in terkisinde idim. Buyurdu ki:Evlâd, sana bir kaç söz belleteyim: Allah'ı (yâni emir ve nehyini)gözet ki, Allah'da seni gözetsin. Allah'ı gözet ki, O'nu karşındabulasın. (Bir şey) istediğin vakit Allah'tan iste. Yardım dilediğinvakit Allah'tan dile. Şunu bil ki, cemi mahlûkat el birliğiyle sana birfâide ve menfaat bahş etmek isteseler, Allah'ın sana yazdığından fazlabir şey bahşedemezler. Kezâlik cemi mahlûkat el birliğiyle sana birzarar vermek isteseler, Allah'ın sana takdir ettiği zarardan ziyadesiniyapamazlar. Kalemler (işleri hitâma erip) kaldırılmış, sahifeler de(üzerlerindeki yazılar tamam olup) kurumuştur.

(Bu hadis-i Şerifi, Termizi rivâyet edip, (Hasen, Sahih) olduğunusöylemiştir. Tirmizi'den başkasını rivâyetine göre ise şöylebuyrulmuştur.)

Allah'ı gözet ki, O'nu önünde bulasın. Geniş zamanında Allah'a kendinisevdir ki, O da seni sıkıntı zamanında tanısın (sevsin). Bilmiş ol ki,(takdir-i İlâhi'ye göre) başına gelmiyecek olan şeyin sana isabetedeceği yok. Ve sana isabet edecek olan şeyden de senin kurtulacağınyok. Bilmiş ol ki, nusrat (-ı İlâhiyye) sabır ile, küşâyiş-i kalb degam ve gussa ile beraberdir. Her güçlükle berâber bir kolaylık vardır.

20. Ebû Mes'ûd Ukbe b. Amr el-Ensâri el-Bedri (ra)'den:

Demiştir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri şöyle buyurdu: "Utanmadıktansonra dilediğini yap" sözü, ilk nübüvvet zamanlarından nâsın hatırındakalan sözlerdendir.

(Bu hadis-i şerifi, Buhari rivâyet etmiştir.)

21. Ebû Amr (yahud ebû Amre) Süfyan b. Abdullâh Sakafi (ra)'den:

Demiştir ki: "Yâ Resûla'llah! İslâm'a dâir bana bir söz söyle ki,Senden başka birinden daha sormaya muhtaç olmayayım." dedim. "Âmentübi'llâh.... de ondan sonra da dosdoğru ol (yâni Allah'ın emrine imtisâlve nehyinden içtinâbda sâbit ol)." buyurdu.

(Bu hadis-i şerifi, Müslim rivâyet etmiştir.)

22. Ebû Abdillah Câbir b. Abdillhah Ensari (ra)'dan:

Demiştir ki, biri Resûlullah (sav) Hazretleri'nden şu suâli sordu: "Nebuyurursunuz? Eğer ben (beş vakit) farz namazları kılar, Ramazan'ıtutar, halâli helal ve harâmı haram kılar da bundan ziyâde hiç bir şeyyapmasam Cenne'te girer miyim? Resûl-i Ekrem (sav), "Evet" buyurdular.

(Bu hadis-i şerifi, Müslim rivâyet etmiştir. Harâm haram kılmaktanmurad haramdan içtinâbdır. Halâli halâl etmek de onu halâl i'tikâdederek yapmak demektir.)

23. Ebû Mâlik Hâris b. Âsım Eş'ari (rha)'den:

Demiştir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri şöyle buyurdu: (Abdest veyasâir) temizlik, imânın yarısıdır. "El-Hamdü li'llah" (sözü) mizânıdoldurur. "Subhâna'llâh ve'l-hamdü li'llâh" (sözleri) de gözlerle yerinarasını doldurur. Namaz nûrdur. Sadaka (imâna) bürhandır. Sabır(zulumât-ı gam ve gussayı gideren) zıyâdır. Kur'ân da (haline göre) yalehine ya aleyhine hüccettir. Herkes sabah olunca işine gücüne gider.ve nefsini (ya Allah'a, ya mâsiva'llâh'a) satar da (neticede) ya âzâd,ya helâk eder.

(Bu hadisi-i Şerifi, Müslim rivâyet etmiştir.)

24. Ebû Zerr-i Gıfâri (ra)'den:

Nebiyy-i Ekrem (sav) Efendimiz Rabb-ı Celil-i Teâla ve TekaddesHazretlerinden rivâyet ettiklerinden olmak üzere âdideki Hadis-iKudsi'yi nakil buyurdu:

"Ey kullarım, muhakkak biliniz ki, ben zulmü kendime harâm ettim.(Zulümden müteâli ve münezzehim.) Sizin aranızda da zulmü harâm ettim.Öyle ise, birbirinize zulmetmeyiniz. Ey kullarım, benim hidâyetettiklerimden başka hepiniz dalâlettesiniz. Öyle ise benden hidâyetdileyiniz de size hidâyet vereyim. Ey kullarım, benim beslediklerimdenbaşka hepiniz açsınız. Öyle ise benden taâm dileyiniz ki, sizibesliyeyim. Ey kullarım, benim giydirdiklerimden başka hepinizçıplaksınız. Öyle ise benden giyecek isteyiniz ki, sizi giydireyim.Kullarım, siz gece gündüz hep hatâ işlerseniz. Ben de baştan başa bütüngünahları mağfiret ederim. Öyle ise bana istiğfar ediniz ki, sizemağfiret edeyim. Ey kullarım, sizin bana zarar vermek elinizden gelmezki, bana zarar verebilesiniz. Bana menfaat vermek elinizden gelmez ki,bana nef'iniz dokunabilsin. Ey kullarım, eğer evveliniz, âhiriniz,insiniz, cinniniz içinizde en takıy olan kim ise onun kalbi gibi (hepmut' kalbli) olsanız yine mülküme ziyâde hiç bir şey katılmış olmaz. Eykullarım, eğer evveliniz, âhiriniz, insiniz, cinniniz içinde en fâcirolan kim ise onun kalbi gibi (hep âsi, kalbi) olsanız yine mülkümdenbir şey eksilmez. Ey kullarım, eğer evveliniz, âhiriniz, insiniz,cinniniz hep bir yerde durup benden matlublarınız dilesiniz de hepbirinize (ayrı ayrı) dileğini versem bu bahşayış nezdimdeki hazine-iatâdan iğne denize girdiğinde denizden ne eksiltirse ondan ziyâde birşey eksiltmez. Ey kullarım, ameller hep sizin amellerinizdir. Benonları sizin hesâbınıza noksansız olarak zabtederim. Sonra karşılığınısize tastamam gösteririm. Artık her kim (karşılık olarak) hayırbulursa, Allah'a hamd etsin. Her kim de başka şey bulursa, kendisindenbaşkasına levm etmesin.

(Bu hadis-i şerifi, Müslim rivâyet etmiştir.)

25. Ebû Zerr-i Gıfâri (ra)'den:

Ashâb-ı Resûlullah (sav)'den (ve fukarâ-yı Muhacirinden) bazı kimseler Nebiyy-i Ekrem (sav)'e dediler ki:

Ya Resûla'llah, ehl-i servet olanlar (büyük büyük) ecirleri alıpgidiyorlar. Hem bizim gibi namaz kılıyor, bizim gibi oruç tutuyarlar,hem de artan mallarıyla sadaka veriyorlar. Hazret-i Resûl (sav) buyurduki:

"Allahû Teâla ve Tekaddes Hazretleri size tasadduk edecek şey vermemişmi (ki, böyle söylüyorsunuz)? her tesbihinize mukâbil sadaka (ecri)vardır. Her tekbirinize mukâbil sadaka (ecri) vardır. Her tahmidinizemukâbil sadaka (ecri) vardır. Her tehlilinize mukabil sadaka (ecri)vardır. Emr-i bi'l-ma'rufda da sadaka ecri var. Nehy-i ani'l-münkerdede sadaka ecri var. Hattâ birinizin (ehline) mukârenet etmesinde desadaka ecri var." dediler ki:

Ya Resûla'llâh, birimiz şehvetini kazâ ederse, yine nâil-i ecir mi olur? (Cevâben) buyurdu ki:

Söyleyin! O kimse şehvetini harâm ile kazâ edeydi ona vizr (yâni günah)olmayacak mıydı? İşte bunun gibi halâl ile de kazâ-ı şehvet ederse ecrenâil olur.

(Bu hadis-i Şerifi, Müslim rivayet etmiştir.)

26. Ebû Hüreyre (ra)'den:

Demiştir ki, Resûlullâh (sav) Efendimiz şöyle buyurdu: "insanınmefâsılından her biri için güneş doğar her günde (şükrâne-i afiyetolarak) bir sadaka lâzımdır. İki kimsenin arasını bulup ıslâh etmensadakadır. Bir kimseye, hayvanına binerken yardım edip bindirmen yâhudyükünü hayvanına yüklemekte ona muavenette bulunman sadakadır. Kelime-iTayyibe sadakadır. Namaza gitmek için attığın her adıma bedel birsadaka (ecri) vardır. Ezâ verecek şeyi geçecek yoldan uzaklaştırman(bile) sadakadır.

(Bu Hadis-i şerifi, Bûhari ile Müslim rivâyet etmişlerdir.)

27. Nevvâs b. Sem'ân (ra)'den:

Demiştir ki, Nebiyy-i Ekrem (sav) Hazretleri şöyle buyurdu:

Birr (yani iyi iş, iyilik) ahlak güzelliğidir. İsm (yani günâh) danefsinde iz bırakıp da başkalarınca ma'lûm olmasını istemediğin şeydir.

(Bu hadis-i şerifi, Müslim rivayet etmiştir.)

Vâbisete'bn-i Ma'bed (ra) de rivâyete göre şöyle demiştir:

Resûlullah (sav)'in huzûruna vardım.Birr'in ne olduğunu sormağa mıgeldin? diye ben suâl etmeden) sordu. Evet, dedim. Buyurdu ki:

"Kalbine danış (kalbinden fetvâ iste). İyilik nefsi te'min, kalbitatmin eden; günah da nefiste iz bırakan ve başkaları fetva verseler,fetvalar verseler bile sînede yine tereddüdden kurtulmayan (vicdânıteskin etmeyen) şeydir."

(Bu, Ahmed b. Hanbel ile Dârimi'nin müsnedlerinde isnâd-ı ceyyid ile bize rivâyet olunan bir hadis-i sahihdir.)

28. Ebû Nech Irbâd b. Sâriye (ra)'den:

Demiştir ki, Resûlullah (sav) (bir gün) bize öyle bir va'zda bulunduki, (dinleyenlerin) gönülleri titredi. Gözleri yaşardı. Dedik ki:

"Ya Resûla'llâh, bu, vedâ' edip gidecek kimsenin va'zına benziyor. (Bâri) bize bâzı vesâyâda bulun." Cevâben buyurdu ki:

"Size Allâh'a karşı ittikâyı ve üzerinize emir olan bir kimse abd(-iHabeşi) de olsa, sözünü dinleyip ona itâat etmegi vasiyet ederim. Birde içinizden yaşayan olursa, bir çok ihtilâflar görecektir. İşte böylezamanlarda benim sünnetime ve hidâyet üzere olan Hulefâ-yı Râşidin'insünnetine yapışınız. Sünnete dört el ile sarılınız. Ve muhaddesât-ıumûrdan sakınınız. Zirâ her bid'at dalâletdir.

(Bu hadis-i şerifi, Ebû Davut ile Tirmizi rivâyet etmişlerdir. Tirmizi hadisi "hasen, sahih" kaydı ile tansif eylemiştir.)

29. Muâz b. Cebel (ra)'den:

Demiştir ki: (Resûlullah (sav) ile Tebük gazâsına çıkmıştık. Sıcakbastı. Herkes birer tarafa dağıldı. Bir de baktım ki, Resûlullâh (sav)yanı başımdadır. Hemen ona yaklaşıp: "Ya Resûla'llah, beni Cenne'tesokacak ve Cehennem'den uzaklaştıracak bir ameli bana haber ver" dedim.Buyurdu ki: "Sen çok büyük bir şey sordun. Maahâzâ Allahû Teâla'nınmüyesser kıldığı kimseye göre herhalde âsândır. Allah'a "hiç bir şeyişerik etmemek üzere" ibâdet edersin. Namazı kılar, zekâtı verir,Ramazan'ı tutar, Beytu'llâh'ı Hacc edersin." Ondan sonra buyurdu ki:"Sana hayır kapılarına delalet edeyim mi? Oruç siper ve kalkandır.Sadaka günâhı, "su ateşi söndürür gibi" söndürür. Gece ortasında adamınnamaz kılması da böyledir." Sonra: "Onlar (mü'minler) öyle kimselerdirki, yanları yataklarından uzak durup ibâdete kıyâm ederler. Rab'larınakâh korkarak, kâh umarak duâ ederler. Ve rızık olarak kendileriniverdiğimizden de infak ederler. İşte bunlar için" yapmış olduklarıamellerin mükâfatı olar" ne sevinçler sakladığımızı hiç bir kimsebilemez" âyet-i kerimelerini (Secde Sûresi:16-17) tilâvet buyurdu.Ondan sonra: "İşin (dinin) başı, direği, en yüce tarafı nedir sanahaber vereyim mi?" dedi. Evet ya Resûla'llâh, dedim. Dedi ki: "İşinbaşı İslâm'dır. Direği namazdır. En yüce tarafı cihâddır." Ondan sonra:"Bu dediklerimin hepsini tutan, sebeb-i bakâ ve kemâli olan nedir sanasöyliyeyim mi?" diye sordu. Evet yâ ResûlAllah deyince mübâret dilini(eliyle) tutup, "İşte şunu tut" buyurdu. Dedim ki: Ya Nebiyya'llâh, bizsöylediğimiz sözlerle de mi muâhaze olunacağız?" Buyurdu ki: "HerkesiCehennem'de yüzükoyun düşüren, dillerinin biçtiklerinden (yânikazandıklarından) başkası mı zannedersin."

(Bu hadis-i şerifi, Termizi rivâyet edip "Hasen, Sahih" demiştir.)

30. Ebû Sa'lebete'l-Huşeni Cürsûmi'bn-i Nâşir (ra)'den:

Demiştir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri şöyle buyurdu: Allahû Teâlabir takım şeyleri farz kılmıştır. Onları zâyi' etmeyiniz. (Bâzı meâsiiçin) birtakım hadler (yâni cezâlar) göstermiştir. Onlara da tecâvüzetmeyiniz. Bir takım şeyleri harâm etmiştir. Onlara el uzatmayınız. Birtakım şeylerden de unutkanlık (eseri) olmayarak size (mahzâ) merhametolsun için sükût etmiştir. Onları soruşturmayınız.

(Bu hadis-i şerif, Dârekutni ile diğerlerinin tahric ettiği bir Hadis-i Hasen'dir.)

31. Ebû'l-Abbâs Sehli'bn-i Sa'di's-Sâidi (ra)'den

Demiştir ki, Bir zât Nebiyy-i Mükerrem (sav)'in huzûruna gelerek: "YâResûla'llah, bana öyle bir amel göster ki, onu yaptığım zaman beni hemAllah sevsin, hem de halk sevsin" dedi. (Resûlullah (sav) buyurdu ki:"Dünyâdan rağbetini kes ki, Allah seni sevsin. Herkesin elinde olandanda rağbetini kes ki, halk seni sevsin."

(Bu hadis-i şerif, İbn-i Mâce ile diğerlerinin esânid-i hasena ile rivâyet ettikleri bir Hadis-i Hasen'dir.)

32. Ebû Said Sa'di'bn-i Mâliki'bn-i Sinân-ı Hudri (ra), Resûlullah (sav)'in:

"Zarar vermek de, zarar ile karşılamak da yok" buyurduğunu rivâyet ediyor.

(Bu hadis-i şerif, İbn-i Mâce ve Dârekutni ile başkalarının müsned(yani mevsûl) olarak rivâyet ettiği bir Hadis-i Hasen'dir. İmam-ı Malikde "Muvatta'"nda bu hadis-i şerifi Amr b. Yahyâ'dan, o da babasındanolmak üzere Nebiyy-i Ekrem (sav)'den mürsel olarak rivâyet etmiş ve EbûSaid-i Hudri-yi iskat eylemiştir. Bunun yekdiğeri takviye eden başkatarikleri de vardır.)

33. İbn-i Abbâs (rha)'dan:

Demiştir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri şöyle buyurdu: Herkese(mücerred) da'vâları üzerine diledikleri verilmiş olsa bir çok adamlarbir çok kimselerin mallarını, canlarını iddiâ eder dururlar. Lâkinbeyyine müddeiye, yemin de inkâr edene düşer.

(Bu hadis-i şerif, hasen olup Beyhaki ile başkaları bunu bu lâfz ile rivâyet etmişlerdir. Bir parçası Sahihayn'da da vardır.)

34. Ebû Sâid-i Hudri (rha)'den:

Demiştir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri şöyle buyurdu: İçinizden herkim bir münker görürse onu eliyle, buna kudreti yetmezse, dili iletağyir etsin. Ona da kudreti yetmezse kalbi ile inkâr etsin (yânibeğenmesin). Bu sonuncusu imânın en zaifidir.

(Bu hadis-i şerifi, Müslim rivâyet etmiştir.)

35. Ebû Hüreyre (ra)'den:

Demiştir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri şöyle buyurdu: Birbirinizehased etmeyiniz. Alış verişte birbirinizi aldatmayınız. Birbirinizebuğzetmeyiniz. Birbirinize dargın durmayınız. Birbirinizinin pazarlığıbitmiş alış verişini bozmayınız. Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz.Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez. (İmdad ve nusretdeminde) onu kendi hâline bırakmaz. Ona yalan söyleyip aldatmaz. Onahor bakmaz. (šç kere sadr-ı şerifine işaret buyurarak Takvâ işteburadadır. Bir kimse müslüman kardeşine hor bakdımı, işte şerrin bukadarı ona yeter (artar bile). Müslümanın her şeyi; canı, malı, ırzımüslümana haramdır.

(Bu hadis-i şerifi, Müslim rivâyet etmiştir.)

36. Ebû Hüreyre (ra)'den:

Demiştir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri şöyle buyurdu: Her kim birmü'minin dünya derdlerinden bir derdini def' ederse, Allah da onunkıyâmet günündeki dertlerinden bir (büyük) derdi def' eder. Her kimmuzâyakada bulunan (bir boçlu veya diğer bir) fakîre kolaylıkgösterirse, Allah da dünya ve âhirette ona kolaylık gösterir. Her kimbir Müslüman(ın ayıbını ve çıplak ise bedeni)ni setr ederse, Allah daonu dünya ve âhirette setreder. Bir kul, kardeşinin yardımında oldukçaAllah da o kula hep yardım eder durur. Her kim ilm(-i nâfi') aramakiçin bir târika sülûk ederse, bu sâyede Allah da ona Cennet'e doğrukolay bir tarik açar. Allah evlerinden bir evde Kitâbu'llâh'ı tilâvetve aralarında O'nu tedris ve tederrüs halinde bulunan hiç bir kavimyoktur ki, üzerlerine sekinet nazil olmuş, rahmet-i İlâhiyyekendilerini bürümüş, her yanlarını sarmış ve Allahu zü'l-Celâlkendilerini (mel-i A'lâ'da) nezdinde olanlara anmış olmasın. her kimameli geri bırakırsa sebebi ile götüremez.

(Bu hadis-i şerifi, Müslim bu lâfz ile rivâyet etmiştir.)

37. İbn-i Abbâs (rha)'den:

Demiştir ki, Resûlullah (sav) Rabb-ı Celili Tebârek ve TealaHazretlerinden rivâyet ettiklerinden olmak üzere âtideki Hadis-iKudsi'yi nakl buyurdu:

Allâhu Teâla ve Tekaddes Hazretleri hasenât ile seyyiâtı yazmış(ezelden takdir etmiş ve Levh-i Mahfûz ile defâtir-i a'mâlegeçirmiş)dir. Ondan sonra (bu icmâli tefsil ve) beyân buyurarak dedi ki:

Her kim bir haseneye kasd ve niyet eder de onu işlemezse, onu Cenâb-ıHak nezd-i İlâhisinde bir hasene-i kâmile olarak yazar. Eğer kasd ederve işlerse, onu nezd-i İlâhisinde on haseneden yediyüz kata kadar,belki ed'âf-ı kesiresi ile yazar. Her kim de bir seyyieye kasd edipişlemezse, onu nezd-i İlâhisinde bir hasene-i kâmile olarak yazar. Eğerkasd edip işlerse, onu yalnız bir seyyie olarak yazar.

(Bu hadis-i şerifi, Buhari ile Müslim rivâyet etmiştir.)

38. Resûlullâh (sav)'in şöyle buyurduğu Ebû Hüreyre (ra)'den rivâyet olunuyor:

Allahu Teâla buyurdu ki:

Her kim benim velilerimden bir veliye düşmanlık ederse, şüphesiz benona i'lân-ı harb ederim. Benim kulum, üzerine farz ettiğim şeyden dahasevgili hiç bir şey ile bana tekarrüb edemez. Bir de kulum nevâfil ilebana peyderpey tekarrüb ede ede nihâyet öyle bir hâle gelir ki, ben onuseverim. Onu sevdiğim vakitte de onun işitmesine vâsıta olan kulağı,görmesine vâsıta olan gözü, tutup yakalamasına vâsıta olan eli,yürümesine vâsıta olan ayağı, (anlamasına vâsıta olan kalbi,söylemesine vâsıta olan dili) olurum. Öylesi benden (bir şey) istersemuhakkak veririm. Bana sığınırsa, onu hıfz ve siyânet ederim.

(Bu hadis-i şerifi, Buhâri rivâyet etmiştir.)

Lâkin Onun metninde:

"Ölmeyi istemeyen, kendisine sû-i muâmelede bana hoş gelmeyen, halbuki(Hasbe'l-takdir) ölmemesine de çâre olmayan mü'min kulumun rûhunukabzetmekteki tereddüdüm kadar fâili olduğum hiç bir şeye tereddütgöstermedim."

39. İbn-i Abbâs (rha)'dan:

Demiştir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri şöyle buyurdu: Şüphesiz AllahûTeâla ümmetimden hatayı, nisyânı, ikrâh olundukları şeyler (den hâsılolacak günahlar)ı bana bağışladı.

(Bu hadis-i şerif, bir Hadis-i Hasen olup, İbn-i Mâce ile Beyhaki ve mâadâları rivâyet etmişlerdir.)

40. İbn-i Ömer (rha)'dan:

Demiştir ki, Resûlullah (sav) (birgün) omuzumdan tutup buyurdu ki:Dünyâda bir garib (yabancı) yâhud bir yolcu imişsin gibi ol. (Vekendini ehl-i kuburdan say.)

İbn-i Ömer (rha): "Akşamladığın vakit sabaha (çıkmağa) muntazır olma.Sabahladığın vakit de akşama (varmağa) muntazır olma. Sıhhatindenistifâde edip marazına, hayâtından istifâde edip mevtine hazırlık yap."der idi.

(Bu hadis-i şerifi, Buhari rivâyet etmiştir.)

41. Ebû Muhammed Abdullâh b. Amr b. El-Âs (rha)'dan

Demiştir ki, Resûlullah (sav) Hazretleri şöyle buyurdu: "Hiç biriniziniradesi (arzuzu) benim tebliğ ettiğim şeylere tâbi' olmadıkça mü'minolmuş olmazsınız."

(Bu hadis-i şerifi, "Kitâbü'l-Hücce"de isnâd-ı sahih ile bize rivâyet olunan bir hadis-i sahihdir.)

42. Rasûlullah (sav)'in şöyle buyurduğu Enes (ra)'den rivâyet olunuyor:

Allahû Teâlâ buyurdu ki:

"Ey Âdem-oğlu, sen bana yalvarıp benden ümmid-vâr oldukça senden sâdırolan (günahlar) her ne olursa olsun sana mağfiret ederim ve aldırmam.Ey Âdem-oğlu, senin günahların gökyüzünü kaplayacak dereceyi bulsa dabenden mağfiret dilesen sana mağfiret ederim. Ey Âdem-oğlu, bütün yerdolusu günahlar getirirsen de sana bana hiç bir şeyi şerik tutmayarakhuzûruma çıksan herhalde ben sana bütün yer dolusu mağfiret veririm.

(Bu hadis-i şerifi, Tirmizi rivâyet etmiş olup, "Hadis, Hasendir, Sahihdir" demiştir.)

"Kavâid-i İslâm'ı cem' edip usül ve furû' ve edâb ile sâir vücûh-ıahkâma dâir sayıya gelmez envâ-ı ulûmu mutazammın olan Ahâdis-işerife'den beyânına niyet ettiklerim işte burada bitiyor."(Mütercim:Ahmed Naîm)







TIKLA ÜCRETSİZ ÜYE OL


LoNqInG'in imzası
Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.

Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.

Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.

Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.
07-05-2008 05:05 PM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
« Daha Eski | Daha Yeni »
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  ŞeytanLa ilqili Hadisler LoNqInG 0 29 07-05-2008 05:04 PM
Son Mesaj: LoNqInG


Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

ChaTKenT.Com ®
Telif Hakkı © 2002-2008 MyBB Group
Search Engine Optimization by SpiceFuse
Design By | HYU
En Üste Dön | Konulara Dön | Arşiv | RSS
YASAL UYARI

ChatKent.com kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. ChatKent.com kullanıcı ve üyelerinin, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle ChatKent.com un hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle ChatKent.com un üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları ChatKent.com kullanıcılarına rücu edilecektir.

|hayvanlar|evcil hayvanlar|chat|medikal|hamster|malawi|chat|köpek|dostkent|karperisi|