CHATKENT PLATFORM

ChaTKenT Dostluk ve Paylaşım Platformu'na Hoşgeldiniz!
ChaTKenT'e Hoşgeldin,Ziyaretçi! Kullanıcı Adı:
1 Dakikanı Ayırarak Forumumuza Kayıt Olabilirsin! Şifre :
CHATKENT PLATFORM


ChaTKenT Forum'a Hoşgeldiniz... Giriş Yapmadınız Ya Da ChaTKenT Ailesinin Üyesi Değilsiniz...
Aramıza Katılmak için Lütfen BURAYA Tıklayarak Ücretsiz Üye Olunuz.


ChaTKenT Dostluk ve Paylaşım Platformu'na Hoşgeldiniz!



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
ANZAKLI ÖMER'İN HİKAYESİ
Konudaki Cevap Sayısı
3
Konuyu Başlatan Üye
AyVeGeCe
Görüntülenme Sayısı
31


Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
Normal Mod | Çizgisel Mod
ANZAKLI ÖMER'İN HİKAYESİ
AyVeGeCe
ChaTKenT MOD
Moderators
****




TAKIMI
G.Saray
Bilgiler
Uye No: 4
Katılım: Dec 2007
Grup: Moderators
Mesajlar: 1,211
Statü: Çevrimdışı
Karizma Bilgileri
Rep Ver :
Rep Puani : 5
Ruh Halim :Mutlu
Açtigi Toplam Konu: 254
Mesaj: #1
ANZAKLI ÖMER'İN HİKAYESİ

Türk olmanın nasıl bir şey olduğunu unutanlara hatırlatmak için, Türk olmanın tadına varmak için, lütfen okuyun.

Bu hakiki hikayeyi aktaran, sayın Dr. Ömer Musoğlu 85 yaşındadır ve halen MODA/ İstanbul'da oturmaktadır.

Anzaklı Ömer'in Hikayesini 1957 Yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nden mezun olup ihtisas yapmak üzere ABD'ye giden doktor Ömer Muşluoğlu, görev yaptığı hanede başından geçen çok enteresan bir hadiseyi şöyle anlatıyor:

Amerika 'ya gittiğim ilk yıllar.. New York'da Medical Center Hospital'da görev almıştım. Fakat vazifem kan almak, kan vermek, serum takmak, elektrokardiyografi çekmek gibi işler.. Hastaya o kadar önem veriyorlar ki yeni doktorlar hemen direkt olarak hasta muayenesine, tedavisine verilmiyor. Diğer zamanlarda da laboratuarda çalışıyorum. Bir hastaya gittim. Yaşlıca bir adam, tahminen yetmiş beş yaşlarında..

-Kan vereceğim kolunuzu açar mısınız?" dedim.

Adamcağız kanserdi ve aynı zamanda kansızdı.. Kolunu açtım, baktım pazusunda bir Türk bayrağı dövmesi var. Çok ilgimi çekti, kendisine sormadan edemedim:

-Siz Türk müsünüz?

-Kaşlarını yukarıya kaldırarak "hayır" manasına bir işaret yaptı.

-Ama ben hala merak ediyorum. "Peki bu kolunuzdaki Türk bayrağı nedir?"

-Aldırma öylesine bir şey işte, dedi.

Ben yine ısrarla:

-Fakat benim için bu çok önemli, çünkü bu benim milletimin bayrağı, benim bayrağım...

Bu söz üzerine gözlerini açtı. Derin derin yüzüme baktı ve mırıltı halinde sordu:

-Siz Türk müsünüz?

-Evet Türk'üm...."

İhtiyar gözlerime tanıdık bir göz arıyor gibi baktı.. Anlatmaya başladı:

"Yıl 1915. Çanakkale diye bir yer var Türkiye'de.. Orada savaşmak üzere bütün Hıristiyan devletlerden asker topluyorlardı. Ben, Avustralya Anzaklarındanım. İngilizler bizi toplayıp dediler ki:

-Barbar Türkler Hıristiyan dünyasını yakıp yıkacaklar. Bütün dünya o barbarlara karşı cephe açmış durumda.. Birlik olup üzerine gideceğiz. Bu savaş çok önemlidir.

Biz de inandık sözlerine ve savaşmak isteyenler arasına katıldık.. Beynimizi yıkayan İngilizler Türklere karşı topladığı askerlerin tamamını Çanakkale'ye sevk ediyormuş. Bizi gemilere doldurup Mısır'a getirdiler, orada birkaç ay talim gördük, sonra da bizi alıp Çanakkale'ye getirdiler.

Savaşın şiddetini ben ilk orada gördüm. Öyle ki denize düşen gülleler suları metrelerce yukarı fışkırtıyor, gökyüzünde havai fişekler gibi geceyi gündüze çeviriyordu. Her taarruzda bizden de Türklerden de yüzlerce insan hayatının baharında can veriyordu. Fakat biz hepimiz Türklerdeki gayret ve cesareti gördükçe şaşırıyorduk. Teknolojik yönden çok çok üstün olduğumuz gibi sayı bakımından da fazlaydık. Peki onlara bu cesaret ve kuvveti veren şey neydi? İlk başlarda zannediyordum ki İngilizlerin bize anlattığı gibi Türkler barbarlıktan böyle saldırıyorlar. Meğer bu barbarlıktan değil, kalplerindeki vatan sevgisinden kaynaklanıyormuş.

Biz karaya çıktık. Taarruz edeceğiz, bizi püskürtüyorlar.. Tekrar taarruz ediyoruz, bizi gene püskürtüyorlar. Tekrar taarruz ediyoruz..

Derken böyle bir taarruzda başımdan yediğim bir dipçik darbesiyle kendimden geçmişim. Gözlerimi açtığımda kendimi yabancı insanların arasında buldum. Nasıl korktuğumu anlatamam. İngilizler bize Türkleri barbar, vahşi kimseler olarak tanıttı ya... Ama dikkat ettim, bana hiç de öfkeli bakmıyorlar, yaralarımı sarmışlar. İyice kendime gelince bu defa çantalarında bulunan yiyeceklerden ikram ettiler bana. İyi biliyorum ki onların yiyecekleri çok çok azdı. Bu haldeyken bile kendileri yemeyip bana ikram ediyorlardı. Şok olmuştum doğrusu..
Dedim ki kendi kendime:

-'Bu adamlar isteseler şu anda beni öldürürler, ama öldürmüyorlar... Veyahut isteseler önceden öldürebilirlerdi.. Halbuki beni cephenin gerisine götürdüler..' Biz esirlere misafir gibi davranıyorlardı. Bu duygularla 'Yazıklar olsun bana' dedim. 'Böyle asil insanlarla ben niye savaşıyorum, niye savaşmaya gelmişim? Bu İngiliz milleti ne yalancıymış, ne kadar Türk düşmanıymış' diyerek pişman oldum.. Ama bu pişmanlığım fayda etmiyor ki... Bu iyiliğe karşı ne yapsam diye düşündüm durdum günlerce.. Nihayet bizi serbest bıraktılar. Memleketime döndüm. İşte memlekette Türk milletini ömür boyu unutmamak için koluma bu Türk bayrağı dövmesini yaptırdım. Bu bayrağın esrarı bu işte.."

Benim gözlerim dolu dolu ihtiyara bakarken o devam etti: Talihin cilvesine bakın ki, o zaman ölmek üzere iken yaralarımı iyileştirerek, sıhhate kavuşmama çaba sarf eden Türkler idi. Şimdi de Amerika gibi bir yerde yıllar sonra yine iyileştirmeye çaba sarf eden bir Türk... Ne garip değil mi? Avustralya'dan Amerika'ya gelirken bir Türkle karşılaşacağımı hiç tahmin etmezdim. Siz Türkler gerçekten çok merhametli insanlarsınız. Bizi hep kandırmışlar, buna bütün kalbimle inanıyorum. Peşinden nemli gözlerle

-Bana adınızı söyler misiniz? dedi.

"Ömer" cevabını verdim.

Merakla tekrar sordu:

-Peki niçin Ömer ismini vermişler sana?"

-Babam Müslümanların ikinci halifesinin isminden ilham alarak bana Ömer adını vermiş.

-Senin adın Müslüman adı mı?

Ben

-Evet, Müslüman adı" deyince yüzüme baktı,doğrulmak istedi. Onun yatakta oturmasına yardım ettim. Gözleri dolu doluydu. Yüzüme bakarak dedi ki:

-Senin adın güzelmiş. Benim adım şimdiye kadar Josef Miller idi, şimdiden sonra "Anzaklı Ömer" olsun.

-"Olsun" dedim.

-"Peki doktor beni Müslüman eder misin? Müslüman olmak zor mu ?"

Şaşırdım, nasıl da birdenbire Müslüman olmaya karar vermişti. Meğer o bunu hep düşünüyormuş da kimseyle konuşup soramadığı için gerçekleştirememiş..

-"Tabii" dedim.. "Müslüman olmak çok kolay." Sonra kendisine imanın ve İslam'ın şartlarını anlattım, kabul etti. Hem kelime-i şahadet getiriyor, hem de ağlıyordu.. Mırıldandı:

-Siz Müslümanlar tespih çekersiniz, bana da bir tespih bulsan da ben de yattığım yerden tespih çekerek Allah'ımı ansam olur mu?

Bu sözden de anladım ki dedelerimiz savaş esnasında Hakk'ı zikretmeyi ihmal etmiyormuş. Hemen bir tespih bulup kendisine getirdim. Hasta yatağında tespih çekiyor, biz de tedavisiyle ilgileniyorduk. Bir gün yanına gittiğimde samimi bir şekilde rica etti.

-Beni yalnız bırakma olur mu?"

-Ne gibi Ömer amca?

-Ara sıra gel de bana İslamiyet'i anlat!.. Sen çok güzel şeylerden bahsediyorsun. O sözleri duydukça kalbim ferahlıyor." O günden sonra her gün yanına gittim, bildiğim kadarıyla dinimizi anlattım. Fakat günden güne eriyip tükeniyordu. Kaç gün geçti tam hatırlamıyorum, hastanenin genel hoparlöründen bir anons duydum;

"Doktor Ömer, lütfen 217 numaralı odaya gidin!

Hemen yukarı çıktım. Ömer amcanın odasına vardığımda gördüğüm manzara aynen şöyleydi: Sağ elinde tespih, açık duran sol kolunun pazusunda dövme Türk bayrağı, göğsünde imanı ile koskoca Anzaklı Ömer son anlarını yaşıyordu. Hemen başucuna oturdum, kendisine kelime-i şahadet söylettirdim, o şekilde kucağımda ruhunu teslim etti...

Bir Çanakkale gazisi görmüştüm. Yıllar sonra da olsa Müslüman Türk Milletine olan sevgisi sayesinde kendisine iman nasip olmuştu. Ne yalan söyleyeyim, ağladım... "

Madem ki; düşünceyi zindana koymayan, hakikat sevgisini zincire vurmayan bir millet, o cesur ve adil Türkler var, üzerinde hakikatin, adaletin ve hürriyetin hüküm sürdüğü bir güneş ülke neden vücut bulmasın..."






TIKLA ÜCRETSİZ ÜYE OL

12-04-2008 01:24 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mine
Bayan MOD
Bayan MOD
****




TAKIMI
G.Saray
Bilgiler
Uye No: 7
Katılım: Dec 2007
Grup: Bayan MOD
Mesajlar: 2,627
Statü: Çevrimdışı
Karizma Bilgileri
Rep Ver :
Rep Puani : 13
Ruh Halim :Neseli
Açtigi Toplam Konu: 422
Mesaj: #2
Cvp: ANZAKLI ÖMER'İN HİKAYESİ

valla ne yalan soylıyım bende agladım cok tesekkur ederım bize türklüğü bir kez daha hatırlattıgın ıcın bu yazıyla vatanımla gurur duydum ayvegece cok sagol







TIKLA ÜCRETSİZ ÜYE OL


Mine'in imzası
12-04-2008 10:39 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
AyVeGeCe
ChaTKenT MOD
Moderators
****




TAKIMI
G.Saray
Bilgiler
Uye No: 4
Katılım: Dec 2007
Grup: Moderators
Mesajlar: 1,211
Statü: Çevrimdışı
Karizma Bilgileri
Rep Ver :
Rep Puani : 5
Ruh Halim :Mutlu
Açtigi Toplam Konu: 254
Mesaj: #3
Cvp: ANZAKLI ÖMER'İN HİKAYESİ

rija ederim mine biz böle bir milletiz işde asıl bu vatanı satanlara okutturucan bu yazı







TIKLA ÜCRETSİZ ÜYE OL

12-04-2008 09:16 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
N_s
ChaTKenT MOD
Moderators
****




TAKIMI
G.Saray
Bilgiler
Uye No: 238
Katılım: Mar 2008
Grup: Moderators
Mesajlar: 1,393
Statü: Çevrimdışı
Karizma Bilgileri
Rep Ver :
Rep Puani : 11
Ruh Halim :Neseli
Açtigi Toplam Konu: 383
Mesaj: #4
Cvp: ANZAKLI ÖMER'İN HİKAYESİ

Paylaşım için teşekkür derm güzel bi çalışma







TIKLA ÜCRETSİZ ÜYE OL


N_s'in imzası Peygamber hadisi dedi ki;fethet
Emrin başım üstüne ya Muhammet
Otur yimi beş karış topu hesap et
Ne güzel komutansın sen Sultan Mehmet!!
12-04-2008 11:08 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
« Daha Eski | Daha Yeni »
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 



Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

ChaTKenT.Com ®
Telif Hakkı © 2002-2008 MyBB Group
Search Engine Optimization by SpiceFuse
Design By | HYU
En Üste Dön | Konulara Dön | Arşiv | RSS
YASAL UYARI

ChatKent.com kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. ChatKent.com kullanıcı ve üyelerinin, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle ChatKent.com un hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle ChatKent.com un üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları ChatKent.com kullanıcılarına rücu edilecektir.

|hayvanlar|evcil hayvanlar|chat|medikal|hamster|malawi|chat|köpek|dostkent|karperisi|